İnsan Kaynakları Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İnsan Kaynakları Yönetimi Sorunlu Çalışanlarla Nasıl Başeder?


    Her ofiste veya çalışma ortamında mutlaka moralleri bozan , enerjiyi aşağıya çeken sorunlu çalışanlar vardır. Bunları bazen kalabalık içerisinden seçip almak kolay olmaz ama çalışma gücüne verdikleri zarar inanılmaz derecede yüksektir. Bir virüs düşünün, bilgisayarın arka planında sürekli çalışıp programların çalışmasını aksatan. İşte bu tipte çalışanlarda aynı gıdayla beslenir, tıpkı bir virüs gibi çalışılanları enerjilerini gün be gün aşağıya çeker.

 

  Peki kimdir bu insanlar? Bu insanlar aşağıdaki davranışları alışkanlık haline getirmiş olan çalışma arkadaşlarımızdır.


         Sürekli şikayet edecek bir şey bulur, çalışma arkadaşlarının hatalarını abartır.
    • Dedikodu yapmayı işinin bir parçası görür,
  • İş arkadaşlarının peşinden konuşur,
  •   Müdürünün görevlerini 
küçümser, hiç bitmeyecek bir şekilde her yaptığını eleştirir,

  Bu davranışların psikoterapi, din veya beyin nakli ile çözülebileceğini biliyoruz, ama bugün müdürlerin psikolog, imam veya bir beyin cerrahı olmadığı gibi de dramatik bir bilgi var elimizde. Sonuçta yine de bu çalışanların üstesinden gelmeyi başarmak zorundadırlar. Bunun için neler yapmalıdırlar, biraz da onlara göz atalım.

Cevabı bulunması gereken 4 önemli soru

    Yapılması gerekenler konusunda ilk olarak İK uzmanının çalışanın davranışıyla ilgili sert tartışmalardan kaçınması önemli bir noktadır. Sorulması gereken önemli sorular ise şu şekildedir;

     •  Çalışanın standartların dışındaki davranışları nelerdir?
     •  Çalışanın bu davranışlarının etkisi nedir?
     •    Bu bireysel davranışların kendisiyle beraber çalışanlar üzerinde  
     bıraktığı etki nedir?
    •   Bu kişi eğer kabul ettiğimiz standartlara göre hareket etseydi, 
     bunun moral ve verimliliğimiz konusundaki farkı ne olurdu?

       İK uzmanı ilk olarak kişinin bu davranışlarını belirlemeli ve bundan sonra aynı davranışları gösterdiği taktirde tolerans gösterilmeyeceğini belirtmelidir.

         İnsan doğasında olduğu üzere çalışanın yaptığı kötü bir davranışlarla ilgili kendisiyle sert tartışmalardan kaçınırız, ama bu işleri daha da kötüye götürecektir. Mutlaka kendisiyle bir  şekilde konuşmak gerekir. Bu durumda yapmamız gereken kendisiyle konuşmadan önce bir tartışma hazırlamak. Tartışma esnasında karşı karşıya kalınabilecek durumlarla ilgili öneriler ise şöyle:

    Ne istediğiniz belli olsun. Genelde tartışmalarda yapılan yanlışlardan birisi de kişiyle ne istediğimizi belirtmeden konuşmak. Örneğin; “ Bu davranışını beğenmedim, bunu değiştirmeni istiyorum” cümlesi çalışan için hiç bir şey ifade etmeyecektir. Onun yerine “ Müşterilerin arkasından bu şekilde konuşman doğru değil. Böyle yaparak müşteri hizmetlerinde diğer çalışanları da etkiliyorsun. Bundan böyle, müşteri ilişkileri hakkında yapıcı bir şeyler söylemeyeceksen, hiç konuşma lütfen” gibi bir cümle ile karşısına çıkmak daha etkili olacaktır.
 
    “biz” demeye çalışın. “bir sorunumuz var” veya değişikliğe ihtiyacımız var” diyerek konuşmaya başlamalıdır uzman. Kapsayıcı bu cümlelerle kişi şahsının değil yaptığı eylemin sıkıntı yarattığının farkına varacaktır. “sen” ile başlayan cümleler genellikle tartışmayı negatif yönde sonuçlandırmışlardır.

   “ama” yerine “ ve” kullan. Genel olarak bir kişiyi eleştirmeden önce onun iyi yaptığı bir işi de söyleriz ki kişiyi tamamen kaybetmeyelim. Bu anlamca olumlu ve olumsuz iki cümleyi birbirine bağlamak için de sürekli “ama” bağlacını kullanırız. Kullanmamız gereken daha etkili bir bağlaç var o da “ve” bağlacıdır. Örneğin; “Gerçekten güzel iş çıkarıyorsun ve seninle müşterilere daha fazla saygı konusunda da konuşalım biraz.”
 

İnsan Kaynakları Yönetimi

İnsan Kaynakları Yönetimi 

Günümüzde gelişen teknolojiyle beraber kimi meslekler önemini kaybetti kimi meslekler ise daha da fazla önem kazandı ve kimi yeni meslekler doğdu. Bu noktada kurumların en çok önem verdikleri noktalardan birisi de işi en iyi yapabilecek elemanı bulup işi ona vermek. Bu noktada hem çalışanın beklentilerini karşılamak hem de işverenin beklentilerini ayakta tutmak için gerekli desteği sağlayacak departman İnsan kaynaklarıdır.

İnsan Kaynakları yönetimi kendi içersinde belirli terimler barındırır, aslında insan kaynakları yönetimi bahsedeceğimiz terimlerin üzerine kurulmuş desek pek de abartmış olmayız. Yenilik İK yönetiminde üzerinde ısrarla durulması gereken noktalardan sadece birtanesidir. Gelişen piyasalarda yeni ürünlerin kendisinden bir öncekini unuttuması, yeniliğin önemini adeta perçinlemiştir. Telefon Örneğini ele alarak ilerlememiz bu aşamada bizler için yeterli olacaktır. Yaklaşık 50 sene önce her evde bir telefon olmadığını biliyordunuz değil mi ? Telefon hizmetinin de seçim zamanlarında elektrik, su ve yol gibi bir vaad olarak seçmenlerin önüne sunulduğunun farkındasınızdır elbette. Birkaç yıl sonra ahizeli telefonlar yaygınlaşmaya başladı, daha sonra ise her evde bir telefon bulunur hale geldi. İlerleyen süreçlerde ise telefon evlerden çıkarak ceplerimize girmeye başladı cep telefonu olara. En son olarak akıllı telefonlar çıktı karşımıza. Yaşanan bu süreç şirketlerin yenilik politkaları ile beraber harmanlanmıştır. Eğer bugün Apple ve Samsung firmaları yeniliğe gerekli önemi vermeyip modellerini geliştmezlerse 10 yıl sonra yerlerine bir başka yenilikçi firmanın geleceği keisndir.Aynı şekilde sadece 12 yıldır hayatımızda yer tutan ama çok büyük bir öneme sahip olan google yenilik çalışmalarını aksatırsa, yerini Yandex'in alabileceğini söylemek şaşırtıcı olmaz. Daha fazla örnek isteyenler Adidas-Nike örneğini okuyabilirler.




Nufüs yapısı dünya genelinde büyük çaplı sıkıntılardan birisidir. Kimi ülkelerde nüfus yoğunluğun sadece bir bölge toplanması (metropolization), kimi ülkelerde nüfusun oldukça yaşlanması, kimi ülkelerde doğurganlığın azalması vb. gibi noktalar kurumların faaliyetlerini ve performanslarını etkilemişlerdir. İnsan kaynakları yönetiminin personel seçiminde ve mevcut personelin yönetiminde nüfus yapısı her zaman önemli bir yer kaplamıştır.





Küreselleşmeyle beraber bilgi artık tek bir noktadan değil her bir noktadan her bir noktaya yayılmaya ve paylaşılmaya başlandı. Daha önceleri insanlar sadece gazete, dergi ve televizyonlarla bilgi paylaşımı etkileşimine giriyorlardı. Günümüzde ise internet sayfaları üzerinde herkes kendisine ait bir blog sayfası oluşturarak orada isteği bilgiyi isteiği kişilerle paylaşabiliyor. Daha önce kullandığımız tek bir kişinin yapmış olduğunu HTML kodlu internet sayfalarından , isteyen herkesin bilgi kaydı girebileceği thumblr, vikipedi, blogger, facebook, twitter gibi çeşitli sitelerle karşılaştık. Bu da etkileşim daha fazla olmasına ve bilginin hızlı bir şekilde yayılmasına sebep oldu.




Değer ve yargıların değişmesi ise küreselleşmeyle aynı çizgide ilerlemiş, sabit kalmamış, belki de tanınmaz hale gelmiş yüzlerdendir. Dünya artık küçük bir şehir ve bu şehirde herkes birbiriyle daha hızlı bir şekilde iletişime geçip bilgiye daha hızlı sahip oluyor. Henüz 100 sene öncesinde kadınlara seçme ve seçilme hakkın verilmemesinden, kadınların devlet başkanlığı yaptığı döneme çok hızlı bir şekilde geçiş yaptık. Kadın denilince akla gelen temizlik, yemek, ev bakımı ve çoçuk bakımı imgeleri yerini bir birey olan kadına bıraktı. Kadının toplumdaki rolü değişti ve değişmeye devam ediyor. Değişen bu değerlerle kadınlar kurumlarda önemli bir çalışan gücü oluşturmaktadır.




Sonuç olarak İK yönetimi içersinde Ücret-yan haklar, personel alımı, Yetenek yönetimi, lider yetiştirme gibi kurumların mevcut ve gelecekteki pozisyonlarını direkt olarak etkileyecek bir çok konu üzerinde yapılan çalışmalardır ve bunların uygulanmasıdır.


 * Derslerini kaynak olarak olarak aldığım Prof. Dr. Armin Trost'a teşekkürler.
   http://www.armintrost.de/about-me.html

Ben de yazar olmak istiyorum!

Eger sizler de blogumuzda yazar olmak ve İK Yönetimi hakkında yazılar yazmak istiyorsanız, yazdığınız yazıları ve mahlasınızı kocaoglubaris@hotmail.com adresine e-mail gönderin. Yayınlayalım.

- Copyright © Tek sermayemiz, kendimiz - - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -